15 Ni 12
3 yorum
1 ay önce
For You (20 oynatma)
Sharon Van Etten
Because I Was In Love
[Flash 9 is required to listen to audio.]

O kadar boş duygular yüklemiştin ki, tepeme yıkıldı. Peki ya içi dolu hayallerimiz olsaydı? Mesela sırf yağmur yağıyor diye ciddiye alsaydım seni. Bir köşede küçük mutlu ağaçlarımız olsaydı; ufak bir bahçe, bahçe kadar ufak çilekler yetiştirdiğimiz. Sonra düşünsene birlikte bisikletten düştüğümüzü.  

6 Ni 12
0 yorum
1 ay önce
EDERLEZÝ 2 (25 oynatma)
Kuduz / Soundtrack
[Flash 9 is required to listen to audio.]

Giden peronlarında el sallamak zordur. Elin havada kavisler çizmesi kalbi sıkıştırır. Kan akışı düşünlerinizle beraber bozulur; ve her bozulma sessizlik notalarından oluşur. Diliniz Boğaz trafiğinde hareketsiz kalır, ciğerleriniz hararet yapar. Konuşamadığınız için sallarsınız ellerinizi. “Gitme” demek zordur çünkü. Öyle çocuksu bir düşüncedir ki bu kimse anlamaz. “Anne! bak salladım, sarstım, rüzgarda uçurduğum halde ellerim bende..” demektir, tüm kargaşa. “Gitme” der eller. Yumruk olur sonra parmaklar; sıkışır artarda. Bu, yolcu gözden uzaklaşıyor demektir. Aynı zamanda el sallamaktan sıkışan kalbi anlatmaya çalışmaktır aynı çocuksulukla. Çünkü ilkokulda “sağ yumruğunuz kadardır kalbiniz” denmiştir her çocuğa, büyümesinler diye..

6 Nisan 1992, Saraybosna. 100 binlerce insan, bebek katledildi. 50 bin kadına tecavüz edildi. Tıpkı Ermenilere olduğu gibi.. Hrant Dink’e olduğu gibi.. Dersim’de, Hocalı’da, Filistin’de olduğu gibi! 

4 Ni 12
3 yorum
1 ay önce

Dudaksız bir kadındı gece. Bal akışkanlığında ve sürtünmesi yüksek. Törpülerdi bardağı votka kokan adamları, hırpalamadan. Birçoğu düşünceli gözükürdü üstüne yapışan dekordan. Hayat denen bir oyunun, gece sahnesi prova alınıyordu. Bir sonraki akşam için…

24 Mar 12
1 yorum
1 ay önce
Einstein, kuantum fiziğinin babası olarak biliniyor. Roxie, terlik canavarı.

Einstein, kuantum fiziğinin babası olarak biliniyor. Roxie, terlik canavarı.

30 Oc 12
6 yorum
3 ay önce

Şu ana kadar beni hiç görmeden sevmiş olan Gertrude´ün bundan sonra beni göreceğini bilmek oldukça rahatsız edici bir düşünce. Acaba beni tanıyacak mı? Hayatımda ilk defa aynaların karşısında endişeyle sorguluyorum kendimi. Peki ya bakışlarında, kalbindeki sevgiden ve hoşgörüden daha azını görürsem, ne hâle dönerim ben? Allah´ım bazen, seni sevebilmek için onun aşkına ihtiyacım varmış gibi hissediyorum. 

-Andre Gide, Pastoral Senfoni.

10 Ha 11
4 yorum
10 ay önce
Efkar Karması

Simon & Garfunkel‘dan ” April come she will ” (20 defa), Cat Stevens‘tan ” Trouble ” (10 defa), James Taylor‘dan ” Something in the way she moves ” (10 defa), Joe Dassin‘den ” Et si tu n’existais pas ” (5 defa), Elton John‘dan ” Sixty years on “, ardından ” Border Song ” (40 defa), REM‘den ” Everybody Hurts ” (5 defa), Michel Berger‘den ” Quelques mots d’amour ” (40 defa), Rolling Stones‘dan ” Memory Motel ” (8,5 defa), Randy Newman‘dan “ Living without you ” (100 defa), Beach Boys‘tan ” Caroline No ” (600 defa), Ludwig van Beethoven‘dan ” Kreutzer Sonat ” (6000 defa).

” Efkar Karması / İç karartan parçalardan seçmeler “

30 Tem 11
3 yorum
10 ay önce
Audrey Tautou

Bazen ona bir şeyler yazarsın, yazar silersin, yazar silersin… O hiçbirini okumamış olur; ama sen hepsini söylemiş olursun. ” demiş Murathan Mungan. Çok haklı! Yerden göğe kadar haklı. İşte o yüzden artık daha fazla saklayayım istemiyorum.


“   Sevgili Audrey,

Biliyorum, sen burayı takip etmiyorsun, bu yazdıklarımı okumuyorsun; okumuş olsaydın, o zamanda anlamıyor olacaktın.. Bir an için anladığını varsayalım. Öyle olsa dahi, tutup bana ulaşmayacaktın. Sana imkansızı nasıl anlatırım bilmiyorum ama benim için imkansızsın eşsiz benzetmem. Canımı dişeme takayım, 7/24 çalışayım, tek beklentimi sana odaklayayım; Fransa’nın herhangi bir sokağından, herhangi bir pastaneden çörek alıp, senin yanına geleyim istiyorum. Sence de güzel olmazmıydı?

Ne desem bilemiyorum. Sen olmayınca hayat çok zor Audrey.

Gerçi şimdi sen başka kollarda.. Neyse.

Sevgilerimle.   “

26 Tem 11
3 yorum
10 ay önce
- Bulantı

Hiç kuşku yok, bir şeyler oldu bana. Ve olanlar, hani o alışılagelmiş kesinlikle, açıklıkla değil, hastalık biçiminde oldu. Sinsi sinsi, yavaş yavaş yerleşti; biraz saçma, biraz rahatsız bir insan gibi duymaya başladım kendimi, hepsi bu kadar işte. Bir kez gelip yerleşince de bir daha kımıldamadı, kalakaldı öylece, ve ben, hiç bir şeyim yok sandım, yanıldığımı sandım.

Ve ben, yine yanıldığımı sanıyorum. Güzel hatalar.

http://fizy.com/#s/3ijlxn

23 Tem 11
6 yorum
10 ay önce
Hayat bazen böyle.

Bu tatlı, şirin insan ile istop oynadığını hayal etsene.. Top sana geliyor, “mavi” deyip atıyorsun; bu amca da gidip mavi renkli bir arabayı tutuyor. Sonra atıyor havaya topu; “van dyke kahverengisi” diyor, “titan beyazı” diyor, allah allah döktürüyor.. “Kadmiyum sarısı” mı kalıyor, “prusya mavisi” mi söylenmiyor.. Paso vuruluyosun, paso eşek oluyorsun.

Diyeceğim o dur ki; insan boyundan büyük işlere kalkışmamalı. Yıllar önce bir rüyada  - kabus mu demeliydim? - bana bunu öğrettiğin için teşekkürler Bob Ross!

22 Tem 11
7 yorum
10 ay önce
Geçmişe “selam!”
Yaşayamadığımız birçok duygu ya da söylenmemiş onca söz için kucak dolusu gözyaşı biriktiririz ya içimizde; yarım kalmış kavuşmalar ya da dudağımızda tortusu kalmış yarım yamalak gülümsemeler için.

Bazen vermeyi düşündüğümüz sevgimizle başbaşa bırakıp karşımızdakini yorgun gözlerimizi de yanımıza alıp, merhaba deriz ya yeni limanlara; ya da sonunu bile bilmediğimiz bir hayata gözlerimiz kapalı gideriz hani.

Dinlenmeyi düşündüğümüz bir ağaç gölgesi ararken, bütün dağları birden tırmanmayı, bütün denizleri aşmayı öğretir ya bize o yeni hayatta karşımıza çıkan insan.. Aynı zamanda işte o hiçbir zaman bilmez; sevgi, umut, özlem haricinde ne çok şey öğrettiğini. Aslında belki de bilmemesi en güzelidir. 

http://fizy.com/#s/1m9sk5


15 Tem 11
1 yorum
11 ay önce
14 Tem 11
4 yorum
11 ay önce
Aşık oldum ama platonik!

En iyisi böyle.. Kavga yok, gürültü yok, abuk sabuk tripler, kırgınlıklar, baş ağrıları yok. Hiç yorucu değil bir kere. Bir de platonik seks diye bir şey icad olsa, herkes bu şekil takılır yemin ederim. Sarılıp, koklayamamak, sıcaklığını hissedememek, kedinin ciğere baktığı gibi yutkunarak bakmak var, kıskançlık krizleri var, “neden?” diye sora sora kafayı yemek var. Fakat bunlarla birlikte hayaller ve hayal kırıklıklarıda var. Hem de bir arada!


Tecrubeyle sabit etiketi vardır. Kullanmayı pek sevmem ama sanırım bu durum için kullanmam gerekli.. Karşılıklı olanından daha uzun süreli olan aşk, platonik olan bir kere!

Ben böyle oldum. Mutluyum.

http://fizy.com/#s/1malqx

28 Mayıs 11
2 yorum
11 ay önce
One Crowded Hour (22 oynatma)
Augie March
Moo, You Bloody Choir
[Flash 9 is required to listen to audio.]

Sürekli gitmek isteyebilirim, bu sorun değil. Önemli olan kaç kez gidebildiğim aslında.

26 Mayıs 11
4 yorum
11 ay önce
Milena on Flickr.
Sırf bu kitabı tekrardan okumak için tren yolcuğu yapacağım. Birkaç tane de şarkı seçerim büyük ihtimal. Tüm bunlar çok basit bi’şey gibi gelebilir ama benim için değil. Yolculuk şarkıları çok önemlidir benim için. Günler sürebilir. Sonuçta ardarda dinlenecek, kutsallaşacak şarkılar. Başlayıp, bitsin artık şu; final, sınav, okul, koşuşturmaca..

Milena on Flickr.

Sırf bu kitabı tekrardan okumak için tren yolcuğu yapacağım. Birkaç tane de şarkı seçerim büyük ihtimal. Tüm bunlar çok basit bi’şey gibi gelebilir ama benim için değil. Yolculuk şarkıları çok önemlidir benim için. Günler sürebilir. Sonuçta ardarda dinlenecek, kutsallaşacak şarkılar.

Başlayıp, bitsin artık şu; final, sınav, okul, koşuşturmaca..

14 Mayıs 11
5 yorum
1 yıl önce

Neil Patrick Harris’ childhood..